Son zamanlarda Change.org hakkında sıkça “işe yarıyor mu” sorusunu ve işe yaramadığını düşünenleri görüyorum. Belki de benim dikkatimi yeni çekti. Ben de başarılı bir kampanya tamamlamış biri olarak hem ne kadar işe yarar olduğunu anlatmaya hem de başarıyla sonuçlanacak bir kampanya yürütmenin ipuçlarını vermeye çalışacağım.

Change.org aslında istediğiniz her konuda, dijital imza kampanyası oluşturmanıza olanak sağlayan hazır bir platform. Temel olarak sihirli güçleri yok. Nasıl ki blog açmak istediğinizde Blogspot veya WordPress‘ten 30 saniyede hazır bir blog açabiliyorsunuz, Change.org da size imza toplama konusunda bu hizmeti sunuyor.

Çok büyük öneme sahip toplumsal bir konuda da imza toplamaya çalışabilirsiniz, “annem odamı toplamasın” gibi kişisel ve faydasız bir konuda da, “yarın yağmur yağmasın” gibi saçma ve sonuçsuz bir konuda da. Demek istediğim Change’e kafamızda büyük bir misyon yüklemiş olsak da; istediğimiz gibi at koşturabileceğimiz bir platform.

Ancak Change.org’u farklı kılan şey, alternatifi olmayan ve uluslararası bilinirliği olan bir platform olması. Kampanyanızı başarılı yapan şey sizin bu konuda harcadığınız çaba, topladığınız imza sayısı ve muhattabının vereceği karşılıktır. Bu noktada Change.org’un bilinirliği çok daha fazla kişiye ulaşıp destek toplamanızda işe yararken, daha önceki başarılı kampanyaları ile birlikte muhattapların da gözünü korkutabilmektedir. Ayrıca Change.org ekibinin kampanyalara katkısı da son derece önemlidir.

Özetle Change.org her ne kadar sadece imza toplamak için hazır bir platform olsa da; konumu itibariyle başarıyla sonuçlanan imza kampanyaları düzenlemenizde etkili ve faydalı bir araçtır.

Tabii Change.org’da açılan kampanyaların başarıya ulaşmasını kolaylaştırmak için dikkat edilmesi gereken detaylar da yok değil. Aşağıda bu konuları listelerken, şu an açık olan kampanyalardan örnekler de bulmaya çalışacağım. Ben her ne kadar Change.org’u baz alsam da, aşağıdaki önerilerim genel olarak imza kampanyalarında işe yarayacaktır.

Her Hiçbir Şeyi Devletten Beklemeyin

Hani devletin sorumluluğundaki meseleler için bile “her şeyi devletten beklemeyin” denir ya; aslında hiçbir şeyi beklememek lazım. Özel şirketler kitlesel tepkiler, imza kampanyaları neticesinde kolayca geri adım atabilse de; gözlemlerim bu durumun devlet için geçerli olmadığını söylüyor. O kademede çıkar ilişkileri ve ihaleler daha ağır basıyor. Dijital imzalar da ıslak imza geçerliliğini sağlamadığı için şansınız iyice azalıyor.

Tabii ki devlet kademesine karşı kampanya açmaktan vazgeçmeyin. Sadece işinizin zor olduğunu bilin. Yeri gelmişken, mesela Nükleer Santral Planlarından Vazgeçilmeli kampanyasına bir imza atabilirsiniz.

Tekrar Eden Kampanya Açmadan Önce Düşünün

Yukarıdaki maddeyi yazarken bir “nükleer” araması yaptım. Tam 193 farklı kampanya çıktı. Bunların neredeyse tamamı da birbirine denk kampanyalar.

Fakat hangisinin sahibinin daha azimli olduğunu, hangisinin “vazgeçilmiş” kampanyalar olduğunu bilmek biraz zor.

Eğer kampanya başlatmayı düşündüğünüz konuda halihazırda bir imza kampanyası varsa ve yeni bir kampanya başlatmak yerine bu kampanyaya güç vermek isterseniz kampanya sahibi ile iletişime geçmeyi deneyebilirsiniz.

Aslında aynı konuda birden çok kampanya açılmasının bir zararı yok. Hatta etkileşim gücünüze göre faydası da olabilir. Eğer tekrar eden kampanyanızı yeterince sahiplenip sürdürebileceğinizi veya mevcut kampanyalara göre çok daha fazla kişiye ulaşabileceğinizi düşünüyorsanız, yeni bir kampanya başlatabilirsiniz.

Günün sonunda kampanya sayısı çok olsa da aynı amaca hizmet eden imzalar toplanmış oluyor. Bazı kampanyalar çok daha geniş kitlelere ulaşırken bazıları çabuk doygunluğa ulaşıyor olsa da ortak bir çaba ile çok yerden ses vererek “hep beraber” başarıya ulaşılabilir.

Change.org ekibi de aynı konudaki kampanyaları, eğer kampanya sahipleri razı ise “birleştirmeyi” ve bir bayrak kampanya ile yola devam etmeyi önerebiliyor. Böylece, aynı talep için yürütülen farklı kampanyalar için ortak bir imza havuzu yaratılıyor.

Not: Bu bölüm gelen geri bildirimlerle daha sağlıklı bilgilerle düzenlenmiştir.

 Olmayacak Duaya Amin Demeyin

Ne için kampanya başlatacağınızı size ben söyleyecek değilim elbette. Ancak bazı kampanyalardan sonuç beklemek de nafile çabadır. Mesela yakın geçmişte, Özgecan’ın başına gelenler üzerine “Özgecan’ın katilleri en ağır cezayı alsın” diye bir kampanya başlatıldı, imzaladık. Fakat bu katillerin cezasını hukuk, yazılı olan kurallar nezdinde verecek.

Hukuk sistemimizdeki çarpıklıklar, adaletsiz verilen cezalar ayrı bir başlık altında tartışılabilir. Tartışılmalıdır da; ancak hiçbir hakim toplanan imza sayısına göre karar vermez. Bu yüzden kampanya açmadan önce neyi talep edeceğimizi iyi tasarlamanız lazım.

Örneğini verdiğim kampanya başlık değiştirip sanırım başka kampanyalarla birleştirilmiş. Kampanya güncel haliyle “Özgecan Milat Olsun, Yasalar Kadınları Korusun!” başlığıyla, kadına karşı şiddet suçlarına ilişkin cezaların yeniden düzenlenmesini talep ediyor. Şu an 1.000.000 imzaya ulaşmış durumda. Eğer daha evvel imzalamadıysanız, lütfen siz de imzalayın.

 Kampanyanın Muhattabını Doğru Seçin

Yeni bir kampanya başlattığınızda Change.org size muhattabını soracaktır. En az bir muhattap belirleyip, muhattaba ait bir mail adresi yazmalısınız. Bu kampanya talebinize göre belediye olabilir, bakan ya da başkanlık makamları olabilir, özel şirketler (adları) olabilir, kişiler olabilir. Bir muhattap yazmaz ya da yanlış muhattap yazarsanız, kampanya amacına ulaşamaz.

Mesela Kastamonu’ya 37.000 kişilik stat isteyen bu kampanyanın ve birçok kampanyanın bir muhattabı yok. Aynı şekilde alakasız muhattaplar eklemekten de kaçının ki amacınıza direkt ulaşabilin.

not: Change.org kampanya açtığınızda, ilk birkaç imzanın her birinde (sayısını 100’dü galiba) ve daha sonra imza sayısı çeşitli basamaklara ulaştığında muhattabına mail atıyor.

Kampanya Açıklaması ve Dilekçeyi Ayrı Tutun

Change.org bir kampanya başlattığınızda bir açıklama yazma alanı ve kampanya muhattabına gidecek bir dilekçe yazma alanı sunuyuyor. Açıklama bölümüne, imza atacak destekçiler için mümkün olduğunca amacınızı anlatan, olan biteni özetleyen bir şeyler yazın, -varsa- hikayenizi anlatın, insanları bilgilendirin. Yine de lafı sıkacak kadar uzatmayın. Dilekçe bölümüne ise resmi olmasa dahi resmiyete yakın bir dille, ne istediğinizi kısa ve net olarak yazın. Muhattabınıza sadece bir dilekçe sunmanız yeterli.

Açıklayıcı Olun

Önceki maddede açıklama metnini dilekçenizden ayrı tutmanızın faydalı olacağından bahsettim. Bu açıklama metni ne kadar bilgilendirici olursa, imza alma şansınız da o kadar artar. Change.org’da şu an “Devlet ilacımızı versin çocuklarımız da yaşasın!” başlıklı bir kampanya var. Mukopolisakkaridoz hastaları ilaç istiyor.

Fakat bu hastalık nedir, neden ilaç istiyorlar, devlet neden vermiyor, bilmiyoruz. Kampanyaya bakıp anlamak mümkün değil. Açıklama yok. (dilekçe metni de yok) Araştırmak şart. Radikal’in haberine göre Türkiye’de bu hastalığa sahip 250 kadar çocuk varmış. SGK, bu hastalığın tedavisinde kullanılan ve yurtdışından gelen ilacı ödeme listesinden çıkartmış. Korkunç!

Bu  kampanya olması gerekene kötü bir örnek olsa da; ek madde açmamın asıl sebebi destek olmanızı rica etmektir. Lütfen bir imza verip paylaşmaktan çekinmeyin.

Kampanyanızı Süsleyin

Change bize gelişmiş süsleme özellikleri sunmasa da kampanya için bir kapak resim veya videosu seçmemize olanak sağlıyor. Seçtiğiniz resim sosyal medya paylaşımlarında da görüneceği için dikkat çekici bir görsel hazırlamanız iyi olacaktır. Ayrıca açıklama alanında kalın veya italik yazı kullanabilir, listeleme yapabilir ve metinlerinize link (başka sitelere bağlantı) verebilirsiniz.

Kampanyanızı Güncel Tutun

Eğer Change.org’da bir kampanyanız varsa, bu kampanya hakkındaki gelişmeleri “güncellemeler” adındaki ayrı bir bölümde paylaşabilirsiniz. Bu paylaşımlar hem kampanya sayfasında görünecek hem de destekçilerinize mail yoluyla ulaşacaktır. Muhattabınızdan bir cevap aldığınızda, kampanyanız basında yer aldığında, süreçte her hangi bir değişiklik olduğunda bunu mutlaka bir güncelleme ile duyurun.

Gerekirse Change.Org’dan Destek Alabilirsiniz

Change.org’un Türkiye’de küçük bir ekibi var. Buna karşılık her gün sayısız kampanya açılıyor. Yetişmeleri mümkün değildir. Ancak yüksek imza sayısına ulaşan kampanyalarda, toplumsal önemi olan kampanyalarda, aslında çok lokal ya da geyik olmayan her türlü kampanyada mümkün olduğunca destek oluyorlar. Benim kampanyamda metinleri birlikte yazdık. Kampanyanın da daha fazla insana ve basına ulaşması için ayrıca destek oldular.

 Kampanyacı Buluşmalarına Katılabilirsiniz

Bu seçenek aslında daha çok kampanyaları takip eden, sıkça imza veren, bolca kampanya başlatan, azılı kampanyacıları ilgilendiriyor. Change.org zaman zaman kampanyacıları bir araya toplayan organizasyonlar düzenleyip, güncel kampanyaları ve nasıl daha iyi sonuçlar alınacağı gibi konuları tartışıyor. Siz de katılmak isterseniz Change.org’un Facebook sayfasını takip edebilirsiniz.

Sadece İmza Toplamak yetmeyebilir. Kampanyanın Arkasında Durun

Bu başlıkta doğrudan kendi kampanyamdan örnek vereceğim. Bu kampanya hakkında detaylara Süreç ve Sonuç yazılarımdan ulaşabilirsiniz.

Muhattabı İBB olan kampanyamda doyuma ulaştığını anladığımız noktada imzaları teslim etmek üzere belediyeye gitmeye karar verdik. Bunun da duyurusu kampanya sayfasında ve sosyal medya kanallarında yapıp herkese haber saldık.

Change.org ekibi ve iş arkadaşlarımla ellerimizde pankartlarla (lolipop) belediyeye gittik. Önceden haber verdiğimiz için basından da gelenler vardı. Her ne kadar küçük bir eylemci grup gibi görünsek de, eylem yapmadık, slogan atmadık. Nazikçe derdimizi anlatıp, çıktısını aldığımız imzalası bizzat başkana iletmek istediğimizi belirttik. Tabii ki başkanın yerinde olmadığı cevabıyla reddedildik.

Ancak orada özel bir ilgi de gördük. Özel güvenlikler süreç boyunca bize eşlik etti. Büroksasi kuyruğuyla dolandırmadan bizi doğrudan ilgilere ulaştırdı ve imzaların doğrudan Özel Kalem Müdürüne ulaşması ve öncelikli olması için notlar alındı.

Açıkçası tek talebim bir rampaydı. Sadece 2800 imza vardı. 10 kişi kadar ufak bir gruptuk ama belediyede bir miktar da olsa tedirginlik yarattık.

Siz de kampanyanızın peşine düşün. Vakti geldiğinde imzaların çıktısını alın (Change.org’dan PDF olarak almak mümkün). Destekçilerinizle örgütlenin, etrafa haber salın ve imzalarınızı teslim etmeye gidin.

Sonuç

Elde ettiğim başarı (bir rampa yaptırmak ne kadar başarıysa), benim başarım da değildir, Change.org’un başarısı da değildir. Bu bir bütündür. Bir derdim vardı; önce tepki gösterdim, sonra bir imza kampanyasına çevirdim. Bir  yandan Change.Org’un gücüyle yerimden kalkmadan 2800 destekçinin imzasını alırken, bir yandan da telefon trafiğiyle, sosyal medya çığırtkanlığıyla işimin peşine düştüm ve bu başarıya ulaştım.

Sonuç olarak gereğinden büyük bir misyon yüklemeden ve “bir kampanya açtım oldu”, “bir imza verdim bitti” yanılgısından uzak durarak Change.org’a güvenebilirsiniz.

44 YORUMLAR